Samos Adası (Sisam Adası) Gezilecek Yerler

Son dönemde gözde olan Yunan adalarından Sisam (Samos) Türkiye’deki Kuşadası’nın karşısına denk gelen bir konuma sahiptir. Türkiye’ye en yakın Yunan adası olan Sisam çok sayıda turistin son zamanlarda tatil için seçtiği bir merkez haline geldi. Türkiye’ye yakınlığı nedeni ile de bugün Türk turistler de Sisam’ı çok tercih ediyor. Birçok Yunan adasına ulaşmaktan daha kolay ulaşım imkanı olması da Sisam’ın cazibesini artırıyor. Türkiye’den süren yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından denize girmek ve tatilin tadını çıkarmak size kalıyor. Sisam Adası Türkiye dışında ABD, İngiltere ve Hollanda gibi pek çok ülkeden daha çok orta yaş grubu turistleri ağırlıyor. Ege Denizi’nin turkuaz renkli suları ile sizi karşılayan Sisam bakir koyları ile de resmen bir tatil cennetidir. Sisam Adası çok küçük olmadığı için adanın tamamını gezmek isteyenler öncesinde bir araç kiralarsa daha iyi olur. Bu şekilde adanın en uzak koy ve plajlarına bile gidebilir ve doyasıya eğlenebilirsiniz. Uygun fiyatlara kiralanan araçlar ile trafik ve otopark derdi de olmadan gönlünüzce adayı gezebilirsiniz. Sakinlik ve huzurun adası sayılan Sisam gürültü ve yüksek sesli müzikli eğlencelerin çok fazla olmadığı bir tatil sunar. Turistlerin ruhunu dinlendiren bu ada aşırı müzik, dans ve eğlence isteyenler için pek uygun değildir. Yoğun ormanlık alanlar, denizin temizliği, bakir koylar ve altın rengi güneş Sisam Adası’nı tercih edenleri bekleyen güzelliklerden sadece birkaçıdır.

Pythagorion (Pisagor) Antik Kenti

Sisam Adası’nın güney sahillerinde bulunan bu küçük kasaba 1955 yılına kadar Tigani olarak anılmış. Daha sonrasında ise burada doğan Pisagoraları onurlandırmak için adı Pythagorion olarak değiştirildi. Sayıların babası olarak anılan matematikçi Pisagor da Pythagorion kentinde yaşamıştır. Pisagor teoremi ile de tarihin en büyük filozoflarından sayılan Pisagor’un yaşadığı Pythagorion Antik Kenti bugün UNESCO koruması altındadır. Sisam Adası’na gidenler Pisagor’un adalet dağıtmak için icat ettiği hediyelik bardaklardan almadan dönmez. Balıkçık tekneleri ve yatlar ile dolu olan koyun etrafında dolaşmak ve kafelerden birinde dinlenmek çok keyifli olacaktır. M.Ö. 6. yüzyılda Sisam Adası güçlü bir deniz ve ticaret ağı olan limanı ile ünlüydü. Yunan ve Roma anıtlarından kalan kalıntıları eski surların ayakta kalan bölümlerinde görebilirsiniz. Ayrıca Pythagorion Antik Kenti’nde bulunan küçük bir arkeoloji müzesinde bölgeden çıkarılan mezar taşları ile mermer heykeller, sikkeler ve seramikler sergilenir. Bir zamanlar dünyanın en önemli matematikçisinin yaşadığı bu küçük kasabada yürüyüş yapmak ve çeşitli eserleri incelemek farklı bir deneyim olacaktır.

Mikro Seitani Plajı

Sisam Adası’nın her biri birbirinden farklı ve güzel olan plajlarından biri Mikro Seitani Plajı mutlaka zaman geçirmeniz gereken bir yerdir. Adada bulunan çok sayıda plajdan biri olan Mikro Seitani Plajı turistlerin çok ilgisini çeker ve genellikle tercih edilenler arasındadır. Karlovassi Limanı’nın kuzeybatı kıyısında bulunan bu küçük ve tenha çakıl koyu adanın en çarpıcı kumsallarından biri olarak kabul edilir. Plaja ulaşmanın tek yolu tekne ile veya yürüyerek geçmektir. Zeytinlik ve çam ormanları arasında yapılan yarım saatlik bir yürüyüşün ardından muhteşem berrak denizi ile Mikro Seitani Plajı sizi karşılayacaktır. Rahat yürüyüş ayakkabıları giyerseniz ormanlık alandan geçerken zorlanmazsınız. Sahilde çok fazla yiyecek bulamayacağınız için yanınıza da bir şeyler almayı unutmayın.

Meryem Ana Mağarası Manastırı

Pythagorion Antik Kenti’nin arkasında bulunan yamacın üzerinde 1586 yılında kurulmuş Panagia Spiliani Manastırı olarak da anılan Meryem Ana Mağarası Manastırı bulunur. Şirin beyaz bu manastırda serin ve huzurlu bir mağara sizi bekler. Mağaranın sonunda ise dini ikonlar ile süslenmiş küçük bir kilise yer alır. Meryem Ana Mağarası Manastırı’ndan şehre doğru ve Türk sahiline doğru muhteşem manzaralar sergilenir. Manzaranın tadını çıkarmak, fotoğraf çekmek ve bu küçük kiliseyi ziyaret etmek turistlerin çok hoşuna gider.

Sisam Kasabası

Sisam Adası’nın kuzeydoğu sahillerindeki korunaklı bir koyda bulunan Sisam Kasabası 1832 yılında adanın başkenti olarak kuruldu. Vathi dar sokağındaki neoklasik evler limanı çevreler ve çoğu modern yapılı olan daireler sahil boyunca denize bakan yamaçlara yayılmıştır. Sisam Kasabası’nda sahile bakan kafelerden birinde dinlenmek ve rahatlamak mümkündür. Kasabadan Atina’nin Pire Limanı’na da düzenli feribotlar düzenlenir. Doğal güzellikleri ve ulaşım imkanları nedeni ile Sisam Adası’na gidenlerin mutlaka uğradığı bir yerdir.

Hera Tapınağı

Pythagorion Antik Kenti’nin sekiz kilometre batısında bulunan Hera Tapınağı adanın en gözde turistik mekanları arasında gelir. M.Ö. 8. yüzyıla kadar bu bölgede çok sayıda tapınak kurulmuş. M.Ö. 570 yıllarında başlayan ve 100 sütun ile desteklenen muazzam bir yapı olan Hera Tapınağı ile tapınak yapma işi sonuçlanmıştır. Yapıldıktan otuz yıl sonra Fas baskını sonucunda yok edilen tapınak şimdiye kadar yapılmış en büyük Yunan tapınağı olarak anılacaktı. Hera Tapınağı çevresindeki arkeolojik alan 5. yüzyıla ait olan bir Hristiyan bazilikasının kalıntısını, sunak ve daha küçük tapınakların kalıntısını da barındırır. Burada bulunan kalıntılar Sisam Kasabası’ndaki arkeoloji müzesinde sergilenir.

Eupalinos Yeraltı Su Kemeri

Eskiden Dünya’nın harika denilen eserlerinden biri sayılan bu yer altı su kemeri Pythagorion Antik Kenti’nin iki kilometre kadar batısında yer alır. M.Ö. 6. yüzyılda Eupalinos tarafından inşa edilen su kemeri bir kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 1.75 metre genişliğindedir. İnşaat çalışmaları iki taraftan başlayıp ortada başarılı bir şekilde bir araya getirilmiştir. Eupalinos Yeraltı Su Kemeri dar bir alan olduğu için klostrofobik rahatsızlıkları ve nefes darlığı olanlar için pek önerilmez.

Sisam Adası Arkeoloji Müzesi

Sisam Prensi’nin eski konutunda ve yeni bir binada da yer alan müzede Hera Tapınağı etrafındaki arkeolojik alandan bulunan kalıntılar yer alır. Ana salonda heykel ve mermerden figürler yer alır. Sisam Arkeolojik Müzesi’nde bulunan diğer sergiler arasında Helenistik ve Roma dönemi heykelleri ile çanak çömlek parçaları bir de tarih öncesi çağlara ait malzemeler yer alır. Sisam Adası’na gidenler Sisam’da bulunan eserleri incelemek için mutlaka bu müzeyi ziyaret eder.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here